|
BOLVADİN
Afyon-Konya karayolunda 13. km içeride Antik Kral Yolu üzerinde ve Eber Gölü kenarında kurulmuş Afyon’un Merkez ilçeden sonra en büyük ilçelerindendir. İl merkezine uzaklığına 61. km dir. Tarım, ticaret, giyim ve toprak sanayi üzerinde gelişmiştir. Kendi adınıtaşyan geniş ovasında ayçiçeği, haşhaş ve şekerpancarı yetiştirilmekte, hayvancılıkla birlikte kendi sanayisine altyapı oluşturmakta olup, hızlı bir gelişim içindedir. Türkiye’de tek olan Alkoloid fabrikasıda ilçeye hareketlilik kazandırmıştır.Eber Gölü, Heybeli Kaplıcası,Horan Parkı en önemli gezi ve dinlenme yerleridir.Son yıllarda büyük oranda kirlenen Eber Gölü; sazlığıyla, yüzen adacıklarıyla (Kopak) su ve balık avcılığıyla adını dış ülkelere kadar duyurmuştur.
Gölden elde edilen kamış SEKA fabrikasında işlenir. Sanayinin gelişimiyle kındıra ve sazlardan Berdi yastığı, sepet, sele, hasır örmeciliği azalmıştır. Toprak çanak çömlek yapımcılığı, halı ödüllendirilmekte, Bolvadin’i tanıtma etkinliklerine ağırlıkta yer verilmektedir.
TARİHÇESİ
Anadolu’nun Türklerce vatan yapılmasından önce Etiler (Hititler), Frigler, Lidler, Persler ve Makedonya krallıklar döneminde bazen yerleşim yeri, bazende geçitlere sahne olmuştur.
Hititler devrindeki Kral Yolu’nun Bolvadin’den geçmesi, dört bin yıl öncesinde bile bu yer, insanların yaşadığı bölge konumundadır.
Çok daha öncelerde Bolvadin’de insanların yaşadığı bilinmektedir. Bunun tarihi 10 bin yıl öncesine dayandıranlar vardır. Şurası bir gerçektir ki, tarihi geçmişi çok eskilere dayanan Bolvadin, Romalılar (Bizans) döneminde kaza merkezi olmuştur. Roma Kralı Hadrianus Polybotum (Bolvadin); ziyaret etmesinden sonra önemi daha çok artan Bolvadin çarşıları, bağ ve bahçeleri, Eber Gölü ve Akarçay ile tarihi literatürde adından bahsettirmiştir. Kral adına üç çeşit sikkeler bastırılmış ve heykeli dikilmiştir. (Bu heykelin kaidesi Bolvadin Belediye Müzesinde, iki heykelde Bursa Müzesindedir.)
Orta Asya’da kabına sığmayan Türklerin İran yoluyla Anadolu’ya gelmeleri Tuğrul Bey ve Sultan Alparslan yönetimlerinde daha da geniş çaplı olmaya başlar. Bilhassa Emir Afişini 1068’de Torosları geçerek orta Anadolu’ya girer. Bizanslarla Anadolu Selçukluları arasında mücadeleler başlar. Anadolu’nun önemli anayolları üzerinde bulunan Bolvadin, bir çok savaşlara sahne olur. Melikşah’ın Komutanı Emir Merkülek ile Bizans İmparatoru Aleksi Kommen arasında Bolvadin ovasında 1107 Bolvadin savaşı ceryan eder ve Emir Merkülek İstanbul yolunu haçlılara kapatır. Bizans ordusunu batıya çeker, yapılan Bolvadin Antlaşmasıyla Bizansların bu bölgelere dönmesi mümkün olmadığı için Anadolu’nun müslümanlaşması ve Türkleşmesinde bu antlaşmanın önemi büyüktür. Anadolu Selçuklu devletinin son zamanlarında tarihe “cimri” olayı olarak geçen hesaplaşma ilçemize bağlı Kemerkaya kasabasında geçmiştir. Bu olaydan sonra Afyon ve Bolvadin civarı Sahip Ata oğullarına verilmiştir.
Eşrefoğulları Beyliği döneminde Mehmet Bey tarafından Bolvadin ve Çay bu beyliğe geçmiştir. Bu dönemin en önemli belgesi Çarşı Camii’nin giriş kapısında bulunan altı satırlık kitabedir. Mermer üzerine işlenmiş kitabede “Mübareiziddin Mehmet Bin Süleyman Bey’in buyruğu ile önde gelen Ziyaeddin Şikari tarafından Hicri 720 Rebiül Ahir ortalarına doğru bir İmaret yapılmış.” İbaresi yazılıdır. Görülüyor ki, Selçuklular ve beylikler dönemlerinde Bolvadin önemli yerleşim merkezi özelliğini korumaktadır.
Bolvadin I. Murat Döneminde Osmanlı idaresine girmiştir. Kaza merkezi Statüsü Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferine çıkmasın da ordunun güzergahı Bolvadin köprüsünden geçmekte olduğu ve zorluk çekildiği Haydar Çelebi’nin Rüznamesinde belirtir. Hatta Söğütlüdere ve Selami aleyk konaklarında yazılmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Kanuninin karısı tesiriyle sadrazamlığa Rüstem Paşa getirilir. Rüstem Paşa, Şehzade Mustafa ağzından sahte mektuplar yazarak ağzını mühürleyerek Kanuni aleyhine Şah Tamas’a göndermek ister. Padişah bu mektupları ele geçirerek Rüstem Paşa’nın oyununu bozar ve 1553 de ordusuyla Anadolu’ya yönelir. Şehzade Mustafa babasından önce Bolvadin’e gelerek babasını karşılar. Kanuni bir müddet Bolvadin de kaldıktan sonra Konya’ya gider. Kanuni döneminde Bolvadinde 11 mahalle tespit edilmiştir. Bunlar;
A) Hanlu Mescid
B) Kapulu Mescid (hisar mah.)
C) Alaca Mesci
D) Bey Mescid
E) Şazi Mahallesi
F) Künbet Bey Mescid
F) Şeyh Bey Mescid (Kestemet Mahallesi)
G) Mevac Mahallesi
H) Hanife Mahallesi
I) Hisarlı Mahallesi
Duraklama dönemindeki Celali İsyanları sırasında, Celalileri idare eden dört eşkıya-ya karşı Halep Valisi Nasuh Paşa başarılı olamayınca Anadolu Beylerbeyi Alipaşa Celalilere gönderildi. Celali Taviloğlu Halil ile Ali Paşa Kırkgöz Köprüsü’nde savaşırlar. Celaliler Osmanlıları bozguna uğratırlar.
Tavil Halil’in huzurunda askerlerin kellelerini koparırlar. Nasuh Paşa Seydişehir üzerinde Kütahya’ya gider, suçu Ali Paşa’ya yükler ve O’nu idam ettirir.(1605)
Osmanlı döneminde Bolvadin kaza merkezi, statüsünü korumuş Tanzimat döneminde “Kazai Muhassıla” (ilçe üstü sancak mertebesine yakın bir statü) elde etmiştir.
Milli mücadele yıllarında büyük Bizans ve Megola idea hayalleriyle İzmir’den başlayarak Anadolu’da yıkma, yakma, ırza ve namusa saldıran Yunanlılar’a karşı kıyama kalkınmış, Bolvadin ve çevresinde konuşlanmasına fırsat verilmemiştir.
Bolvadin’de Kuva-i Milliye Ruhu sarsılmaz iman ve inanç Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilen ilçemizi kurtarmaya yetmiştir. Gerek çete savaşları, gerekse de yüzyüze savaşlar kısa sürede Yunanlıların bölgeden ayrılmasına sebepolmuştur. Yunanlılar 24 Eylül 1921 de askeri kışlamızı yakarak ilçemizden çekilmişlerdir. Bu günkü askerlik şubesinin yanında kaderine terkedilen “YANIK KIŞLA” Kurtuluş savaşımızın hatırası olarak geçmişi yaşatırcasına tarihi bir vesika olarak dimdik ayakta durmaktadır.
Kurtuluş savaşında Bolvadin ve çevresinde görev yapan ordu komutanları şunlardır: Ali İhsan Sabis, Yakup Şevki Paşa, Nurettin Paşa ve Kemalettin Sami Paşa’dır.
Bolvadin’in belli başlı tarihi ve arkeolojik kalıntıları ile gezip görülecek yerleri şunlardır:
Heybeli (Kızıl Kirse) Kaplıcası: Afyon-Konya Karayolunun 30. Km.sinde apart villaları, otelleri, yeme-içme tesisleri, kasabı, manavı, marketleriyle bir kaplıca kolonisidir. İkisi büyük dört yüzme havuzu, odalarda özel havuzları, geniş park ve bahçeleriyle deri hastalıkları ve romatizmal hastalıklarda çare arayanların ve termal ortamda dinlenmek isteyenlerin tiryakisi olduğu yerlerdir. Hidrokarbonat ve sülfat iyonlarınca zengin kaynakları, önemli Katyonları, Kalsiyum ve sodyumdur. Bu özellikte kaplıca suyunun cilt hastalıkları (ekzama), ortapedik hastalıklar, siyatik ve romatizma hastalıkları ve kadın hastalıklarına faydalı olduğu kanıtlanmıştır. 1987 yılından itibaren Belediyemizce işletilmekte olan Heybeli’de son zamanlarda yapılançevre düzenlemeleri ile Osmanlı hamalarının mermerle kaplanması ve restorasyonu ile müşterilerininilgisini çekmiştir. Dört adet kapalı havuzlu hamamlarının ikisi kadınlara, ikisi erkeklere ayrılmıştır. Yüzme maksatlı üstü açık 2 adet kaplıca havuzları ise yaz aylarında müşterilerin ve bilhassa gençlerin hizmetlerine açılmaktadır.
66 motelin dayalı, döşeli olarak mutfağı, buzdolabı, telefonu ve 5 kişilik bir ailenin rahatça kalabileceği, içerisinde havuzlu banyosu bulunan villa tipi evler bütün bir yıl boyunca Bolvadin’linin ve çevre insanının uğrak yeri olmuştur.
50 yataklı otel 2 katlı olup, 6 adet jakuzili banyolu havuzları, saunası, lokantası ve konferans salonu ile grup halindeki gezi kafilelerinin ihtiyacına cevap verebilecek durumdadır.
Heybeli Termal Tesislerine gitmek istiyenler her Bolvadin ve Afyon oto terminallerinde her yarım saatte bir vasıta bulabilirler. Yaz aylarının rezervasyonları ocak ayından itibaren yapılan kaplıcanın doluluk oranı % 100’dür.
Radyoaktivitesi, yüksek demir ve kükürt bakımından zengin kaplıca suları 65-80 C’dir. Kaplıca Romalılardan bu yana şifa dağıtmaktadır. Su içindeki demir oksidin kayalar üzerinde kızıla yakın renkte iz bırakması nedeniyle Kızıl Kirse olarak da anılmaktadır.
Horan Parkı: İstanbul-Konya karayolu üzerinde bulunan Horan Parkında yeşilin her tonunun görülmesi mümkündür. İnsanı büyüleyen bu tabiat arkasında 40 yıllık çam ağaçlarının gölgesinde yudumlanan bir bardak çay, tadı ve nefaseti damaklardan hiç çıkmaz. Mazılarla çevrelenmiş bölümleri sanki tabiatı gizlenmektedir. Hıdırellezde ana-baba gününe dönen Horan Parkında su fışkıran havuzunda bir başka ahenk, bir başka zevk vardır. Rengarenk çiçek ve güllerin arasında ve güneş görmeyen çimenlerin üzerinde çevreden ve Bolvadin’den gelen misafirleri konuk eden parkta verilen birkaç saatlik mola ile yorgunluklar atılır. Bir sonraki güne daha zinde hazırlanır.
Kırkgöz Köprüsü: Akarçay üzerinde Bizans İmparatoru I. Manuel Kommen tarafından yapılmış, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Mimar Sinan tarafından kuzey bölümüne 24 göz daha ilave edilerek 200 m. Uzunluğa ve 64 göze çıkarılmıştır.
Yanık Kışla: Abdülhamit zamanında yapılmış Osmanlı ilk teşkilat binalarından biridir. Kurtuluş Savaşı sırasında yandığından Yanık Kışla diye adlandırılmıştır.
Müze: Bolvadin ve çevresinde bulunan arkeolojik ve etnoğrafik eserler sergilenmektedir.Bolvadin Belediyesi adına açılmış örnek bir müzedir.
Bolvadin Evleri: Bolvadin ilçe merkezinde 5 mahalleyi kapsayan kentsel sit alanı içinde korunmaya alınmış evler. 19 yy. mimar üslubunu yansıtan özgün yapılarıdır. Bunlardan Çakmaklı Evi Kurtuluş Savaşı’nda karargah binası olarak kullanılmıştır.
Medreseler: Dini ilimlerin yanında müsbet ilimlerinde okutulduğu medreseler Selçuklu’lar ve Osmanlılar tarafından yurdumuzunher köşesinde kurulmuş eğitim yuvalarıdır.
Bolvadin’de de 30’a yakın medresenin varlığından söz edilir, bunlardan bazıları şunlardır: Bülbül Hoca Medresesi, Hasip Hoca Efendi, Nebi Efendi Medresesi, Yörük Hacı Ali Medresesi, Yörük Zade Mehmet Efendi Medresesi, Zibid Zade Mehmet Efendi Medresesi gibi.
Tekke, Türbe ve Mezarlar: Evliyalar, Veliler ve Ermişlerin çok miktarda bulunduğu ilçemizde Tekke ve Türbe ziyaretlerinde bulunmak, onları saygıyla anmak, hayır ve rahmetle yad etmek, geleneklerimizdendir.
a) Abdülkadir Geylani Türbesi: Ağılönü semtimizin Şıhlar Mahallesi’ndedir. Kadiri tarikatının kurucusu Şeyh Abdülkadir Geylani’nin 12. Torunu Uç Beyi olarak Bizans’a akınlar yaparken öldüğü zaman mücahitleriyle beraber buraya gömülmüştür. Çocuğu olmayanlar, mutluluk bekleyenler, felçli olanlar ve yaramaz çocukların bu türbeye ziyaretleri ve adakta bulunmalarıyla arzularının yerine gelmesini Geylan’nin yüzsuyu hürmetini vesile kılarak Allah’tan isterler.
b) Sultan Carullah Türbesi: Halk arasında dolaşan rivayetlerin fazlalığı bu türbede yatan zatın kimliği hakkında kesin bilginin olmadığının ifadesidir. Şurası muhakkak ki, Sultan Carullah’da bir Uç Beyi olarak Anadolu’nun müslümanlaşmasında rolü olan akıncı reisidir. Bolvadin’li mübarek günlerde ve önemli günlerdeziyaret ederler. Bilhassa Hıdırellez’de dilekte bulunurlar. Evsizler ev sahibi olmak, hastalarda şifa bulmak için dua ve niyazda bulunurlar.
c) Abdulvahap Gazi Hazretleri Türbesi: Ağılönü, Yeni Tekke mıntıkasında Eber Gölü yolunda Kırkgöz Köprüsüne yakın bir yerde kabri bulunan islam kahramanıdır. Bizans’a akınlar yapmış, sonra da hayvancılıkla uğraşmış bir mücahittir. Mezarının büyük ve geniş olması uzun boyla, iri yapılı olduğu fikrini halk arasında yaymıştır.
Bolvadin’imizde İmaret Mahallesinde YEŞİLMELEK, Kaymaz Mahallesinde HALİL DEDE, Hacıhalife Mahallesinde CAFER DEDE, Aliefendi Mahallesinde SAMSUN DEDE, Yenice Mahallesinde SİĞİL DEDE, türbeleri mevcuttur.
Yörükzade Ahmet Fevzi Efendi: Mezarı Savaş İlkokulu karşısındadır. Bolvadin’in manevi mimarlarından olan Yörükzade Ahmet Efendi 1874 Bolvadin doğumludur. Babası Adana’nın Kayhan yörüklerindendir. Mahalle Mektebi ve Rüştiye tahsilini Bolvadin’de Arabiyat ve İslamiyet tahsilini Konya’daki Hocası Seriye Vekili Mehmet Vehbi Efendi’den tamamladı. Daha sonra İstanbul Fatih Medresesi’ne giderek Hasan Hilmi ve İsmail Necati Efendiler’den ders almıştır. 25 yaşında medreseyi bitirerek müderris olmuştur. 35 yaşında Bolvadin’e gelerek Alaca Cami’sinde İmamlık ve vaizlik yapmış, feyz dağıtmıştır. Cami yanındaki Hilmiye Kütüphanesini kurmuştur. Nakşibendi tarikatının halifesi olan Yörükzade Ahmet Efendi öğrencilerine ve halka ilim, irfan, edep, ahlak, ruh terbiyesi veren zühd takva ve hilm sahibi zattır. 1957 yılının kasım ayında Bolvadin’de vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin.
Halk Oyunlarımız: Çeşitlilik arzeden halk oyunlarımız yönünden Bolvadin’imiz oldukça zengindir.
Bunlardan bazılarının isimleri Şunlardır: Turnalar, Fadik, Kapı Ardına, Acem Kızı, Halim, Çember, Diviti var, Menekşesi biçim biçim, palazım, Penceresi kanat kanat, Şehriban...gibi.
Ege Bölgesinin İç Batı Bölümünde yer alan 50.000’e yaklaşan nüfusuyla şirin bir ilçedir. Güney Doğusunda; Sultan Dağları, Akşehir, batısında; Afyon ve Çobanlar, güneyinde; Çay, Sultandağı ilçeleri, Kuzeyinde ise Emirdağları ile çevrili 1.108 yüzölçümlü ve 1016 rakımlı yerleşim yeridir.
Bolvadin, geniş ve düz bir ova üzerindedir. Seviye itibariyle Bolvadin ile Çobanlar Ovaları aynı düzeydedir. Bu düzlükler çayırlık ve bataklıklarla kaplıdır. Bolvadin Ovasında Akarçay’ın (Develi) döküldüğü Eber gölü, bu ovanın en alçak yerinde bulunur. Arazi genellikle düz ve dalgalıdır. Zeminiyice sıkışmış bir haldedir. Bu zemin III. Ve IV. Zamanda alüvyon topraklarından meydana geliştir. Alüvyonlar üzerinde ise 1 metre kalınlıkta bitki örtüsü vardır. Ağaç unsuru olarak, meşe, ardıç ve çam vardır. Su kenarlarında söğüt ve kavak ağaçları yetişir. Bolvadin ovasının en alçak kısmı olan Eber Gölü sazlık, kındıra ve kamışlıklarla kaplıdır. Eber Gölünü besleyen en önemli akarsu akarçaydır. Ahır Dağı’ndan çıkan çıkan ve ilçemizin 5 km. güneyinden geçerek Eber Gölü’ne dökülen akarçay’ın yaz aylarında yatağı kurur. Eber Gölünün denizden yüksekliği 967 metredir. Yüzölçümü ise 125 km2 dir. Bolvadin 7 km. doğusunda bulunan Eber Gölü sularına Akşehir Gölü ile birleştirir. Yazın buharlaşma nedeni ile su seviyesi azalır ve göl sularının çekilmesiyle yer yer bataklıklar teşekkül eder.
Eber Gölümüz bacasız fabrika gibidir. Yaban kuşları ve göl balıklarının yaşadığı doğa harikasıdır. Bolvadin Çay Sultandağı ilçelerimizde yaşayan binlerce vatandaşımızın ekmek kapısıdır. Eber Gölümüzün büyük bir kısmı kurumuştur. Gölün suyu Eber-Akşehir sulama projesi ile dışarıya akıtıldığından 1992 yılından sonra yaz aylarında büyük yangınlar olmakta yangınlar sonucunda binlerce ton kamış ve kındıra telef olmaktadır. Böylece kamışın kök ve rizomları yandığı için çıkmamakta ve gölde kamış ürünü hızla tükenmektedir. Eberde yeterli su olmadıkça suyun dışarıya verilmemesi bu göldeki hayatiyeti ve canlılığı artıracaktır. Çünkü yakın zamanlara kadar tatlı su istakozu, kerevit, sazan ve alabalık bulunduran Eber Gölü, avcıların ilgisini çeken doğal bir av merkezidir. Sanayi kirliliği, plansız aşırı kullanım gibi sebeplere kuş cenneti ve av merkezi olma özelliğini kaybetmiştir. Balık ve kerevit gibi canlıların yaşama alanı olmuştur.
İklimi: Ege bölgesinin İç Batı Anadolu kısmında yer alan Bolvadin’in yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Kışın sıcaklığın 0 C altına düştüğü görülür. Ocak ile Şubat en soğuk, Temmuz-Ağustos en sıcak aylardır. Düzensiz bir iklimi olan Bolvadin’de kış aylarında yağışlar genellikle kar şeklinde olur.
Ekonomik Yapısı: Sultandağlarıyla Emirdağları arasındaki geniş ve verimli bir vadiye yerleşmiş olan Bolvadin ekonomik zenginliğini tarıma bağlamış bir kenttir. Tarım alanlarında en fazla haşhaş, buğday, arpa, ayçiçek ve pancar üretilir. Ekilebilir toprakların büyük bir bölümü tahıllara ayrılmıştır. Tahıl üretiminde arpa birinci sırayı, buğday ikinci sırayı alır. Yulaf, çavdar ve baklagiller üretimi çok fazla değildir. Baklagillerden en çok nohut, fasulye üretilir.
Fiğ-yonca, haşhaş ve ayçiçeği gibi endüstri bitkileri ile patates ve soğan gibi sebzelerde Bolvadin çevresinde ziraatı yapılan diğer ürünlerdir. Bolvadin ve çevresinde meyvecilik son yıllarda önemli gelişmeler göstermiştir.
Elma üretimi yıllık 2500 tonla en çok üretilen meyvedir. Bunu vişne ve kayısı izlemektedir. Etkili alan itibariyle tarımsal üretimde verimin yüksek olduğu görülür. Verimin daha da artırılabilmesi için sulama imkanının sağlanması, nadasa bırakılan yerlerin azaltılması ile sağlanmış olacaktır.
Hayvancılık: Bolvadin ve çevresi daha öncede belirtildiği gibi geniş mera ve çayırlara sahip olduğundan hayvancılıkla ve bilhassa küçükbaş hayvan yetiştirildiğinde bölgenin önemli merkezlerinden biri olagelmiştir.
Bu durum yapağı, tiftik ve deri ticareti, açısından da Bolvadin’i yakın zamana kadar önemli ticaret merkezi haline getirmiştir. Son zamanlardaki ülkemizin karşılaştığı darboğaz hayvancılığımıza da olumsuz yönde etkilemiştir. Kadının iş ve çalışma hayatında kopması hane halkı gelirinin reel olarak azalmasını sağlamıştır. Son beş yıllık veriler Bolvadin’de hayvan varlığının statik bir seviyede kaldığını göstermektedir. Hayvancılık bir bütün olarak ele alındığında toptan hayvan varlığında azalmanınolması mera hayvancılığından kapalı alan besi hayvancılığına geçişte üreticinin alıcı karşısında güçsüz kalmasından kaynaklanmaktadır. Kümes hayvancılığı (tavuk eti, tavuk yumurtası) gelişmektedir.
Ulaşım: Bolvadin, tarihin çok eski dönemlerinden itibaren, Anadolu’yu Kuzey Güney ve Doğu Batı yönlerinde birleştiren önemli ulaşım yolları üzerinde bulunmuştur. Bu yollar Kral Yolu-Eski Bağdat Yolu-Kervan Yolu gibi yollardır.
Bugün de ulaşım açısından aynı özelliğe sahip bulunan Bolvadin E-28 Karayolu üzerindedir. İlçe merkezi ile Ankara, Eskişehir-Konya-İstanbul gibi yerleşim merkezleri arasında günün her saatinde ulaşım imkanı vardır.
Bolvadin’in büyük yerleşim merkezleride çevre ilçelerle arasındaki karayolu mesafeleri şöyledir:
Bolvadin-İstanbul 436 km.
Bolvadin-Ankara 220 km.
Bolvadin-İzmir 398 km.
Bolvadin-Konya 181 km.
Bolvadin-Eskişehir 122 km.
Bolvadin-Afyon 60 km.
Bolvadin-Sivrihisar 99 km.
Bolvadin-Çifteler 81 km.
Bolvadin-Senirkent 71 km.
Bolvadin-Akşehir 56 km.
Bolvadin-Emirdağ 38 km.
Bolvadin-Sultandağı 29 km.
Bolvadin-Çay 12 km.
Sanayi: Orman ürünleri ve madeni eşya sanayilerinin son 15 yılda gelişme göstermesi ile özel sektöre ait fabrikaların sayıları Bolvadin’de artmaktadır. Küçük sanayinin birimlerinin yanında büyük sanayi birimlerinin kurulması sanayinin gelişmesine uygun alt yapının olduğunun göstergesidir.
Önceleri haşhaş kapsüllerinin yaşkan çizilmesi ile elde edilen Afyon sakızının çizilmesi ile elde edilen Afyon sakızının ülkemizde işlenmemesi ilaç hammaddesi olan morfin, kodein gibi maddelerin dışarıdan alınması ülkemiz açısından ekonomik olmamıştır.
İşçisi, memuru ve teknik personeli ile 500 kişinin görev yaptığı Afyon Alkaloidleri Fabrikası Türk-Alman işbirliği ile kurulmuştur. Fabrikaya çizilmeden ve içerisinde haşhaş tohumları alınarak getirilen haşhaş kabukları, su ve ayırıcılarile analizi yapılarak kabukla Afyon ayrıştırılır. Genellikle dış piyasada pazarını bulan Afyon Alkaloidler Fabrikasının yaklaşık yıllık üretimi 50-90 ton arasıdır. İç piyasada 7-8 ton tüketilen Afyon Alkaloidlerin (morfin, hidrat, kodein vs.) her zaman pazarı hazır olmuştur.
Doğal Kaynaklarımız ve Turizm:
Eber Gölü: Bolvadin, Çay ve Sultandağı ilçelerine kıyısı olan Eber Gölü hiçbir beşeri mesaiye ihtiyaç duyulmadan hasır, yastık ve son yıllarda kağıt üretiminin önemli hammaddesini oluşturan kamış ve kındıra üretim alanıdır.
967 m. Rakımlı, 125 km2 lik alanla Bolvadin’e 7 km uzaklıktaki Eber Gölü Akar-çay’ın ve Sultandağlarının kaynak suları ile beslenir. Yurdumuzun ender göllerinden birisi olan tabiat harikası gölün tabanında su yosunları, yüzeyinde su çiçekleri ile ve içerisinde yaşayan canlılarıyla sanki cennetten bir köşedir.
Gölde kamış, kındıra ve berdi ismini verdiklerimiz sazlıklar arasında sazan balığı, turna balığı dışında su yılanı, su kaplumbağası, kunduz ve su faresi bulunur. Ayrıca bin çeşit kuşun barınağı olan gölde avcıların avlandığı kuş türleri şunlardır; yaban ördeği, yaban kazı, kara meke (çakal kuşu) bağırtlak, kız kuşu ve kaşıkadır. Yaban ördeği çeşitleri; yeşilbaş, çığırgan, çivil, çıkrıkçı, tuğlu, kapıtlı, kara ördek, kel ördek, perçemli gibidir. Yaban kazları ise; karacaka, bozkazdır.
Bursa, İzmit, Ankara, Eskişehir ve Bilecik’ten gelen av meraklıları her mevsim 10-15 günlük yatıya gelerek avlanırlar. Yurdumuzun ikinci bir kuş cenneti görünümünde olan Eber Gölü’nü fabrikaların kimyasal atıklarıyla, şehirlerin evsel atıklarıyla, yanlış sulama projeleriyle ekolojik dengesini bozulmadan koruyalım. Bu görev Çay Sultandağı ve Bolvadin halkıyla yetkililerindir.
Seka kağıt fabrikasına satılan kamıştan sonra kındıra, berdi ve talaş, hasır ve yastık yapımında kullanılan hammaddedir. El tezgahlarıyla dokunanhasır iyi bir yalıtım malzemesidir. Ev döşemelerinde, turistik yörelerde dekor ve gölgeliklerde kullanılan hasır Bolvadin’le özdeşleşmiştir. “Bolvadin Hasırı” tabiri yazılı edebiyatımıza girmiştir. Çatallı Köy piyesinde Ali Yörük birbirine düşman iki köylünün kouşmalarında “Seni Bolvadin Hasırı gibi sererim.” Diye bahsetmiştir.
Hasırdan sonra berdi ve talaşta tapılan yastık, özel makinalarda basılır. 50 ve 100 cm. lik boylarda olan yastık halıdan ve kumaştan yapılan yüzlerle kaplandıktan sonra şark odalarının vazgeçilmez ev eşyalarıdır.
Bunların haricinde tarihi ve turizm yönünden önem taşıyan Özburun Kasabasındaki Peri Bacaları
|